Genç Kız CRISPR 2.0 Genetik Baz Düzenlemesiyle Lösemiden Kurtuldu.

Dünya’da ilk kez bir kişi CRISPR 2.0 genetik baz düzenleme tedavisiyle kurtuldu. İngiltere’de yapılan tedavi sayesinde lösemiden kurtulan kız çocuğu testler sonucu artık temiz çıkıyor. Tedavi edilemeyen T hücreli akut lenfoblastik lösemi, donörden alınan baz düzenlemeli (CAR) T immün hücreleri yardımıyla temizlendi. College London Üniversitesi’nden projede yer alan Waseem Qasim, “Bu, uzman ekipler ve altyapı ile laboratuvardaki en son teknolojileri kullanımının, hastalar için gerçek sonuçlarla nasıl ilişkilendirebileceğimizin harika bir gösterimidir.

Bugüne kadar en gelişmiş hücre mühendisliğimiz ve diğer yeni tedavilerin sonucunda hasta çocukların bir geleceği olabiliyor,” diyor. Bu yeni teknoloji sadece 5 yaşında ve CRISPR 2.0 olarak tanımlanıyor. Daha önceki CRISPR kes-yapıştır gen tekniklerine göre, bu yeni teknik çok hassas ve hedef odaklıdır. İnsan genomu A,C,T ve G harflerinden oluşan 3 milyar baz çiftini içerir. Baz düzenleme ile DNA’ya hasar vermeden tek bir harfte değişiklik yapılabilir. Daha önceki CRISPR tedavileri silgi, kalem gibiydi ve baz dizilerindeki harfleri tek tek silerek, hücresel mekanizmaları değiştirmeye yarıyordu. “Baz editörleri sayesinde DNA’da hassas nükleotit değişimleri yapılabilse de, hücresel makine bu değişiklikleri onarmaya zorlandığından bazen hatalar olabiliyordu. İşte baz editörü özelliğinde yapılan iyileştirmeler istenilen değişimlerin tam olarak doğru olarak yapılabilmesini sağlayacaktır.

DNA’da iz kalmayacağından, yan etkilerin oluşturabileceği potansiyel etkileri azaltacaktır,” diyor Hertfordshire Üniversitesi’nden genetikçi Alena Pance. CRISPR 2.0 ile Tedavi İyi Sonuçlar Verdi Bu örnek çalışmada ise T hücresi akut lenfoblastik lösemi hastası 13 yaşındaki kızın tedavisinde baz düzenleme kullanıldı. Tedavisi edilemeyen bu kanser türünde, hastanın T hücreleri yeterli oluşamadığından diğer kan hücrelerini bozmaktaydı. Bilim insanları son birkaç yıl için kanser tedavilerinde çığır açıcı buluşlara imza attı. Hastanın T hücrelerini genetiğini düzenleyerek kanser hücrelerini seçici bir şekilde programlamak çok da yeni bir teknik değil. Buna rağmen, akut lenfoblastik lösemili T hücrelerinde genetik düzenleme yapmak büyük sorun. Çünkü, normalde T hücrelerinin genetiğini düzenlediğimizde, diğer modifiye T hücrelere saldırarak birbirilerini yok ediyorlardı. İşte bunları engellemek ve yeni bir tedavi geliştirmek için, hücrelerde aşağıdaki işlemler geliştirildi. Bir donörden alınan T-hücrelerinin saklanabilmesi ve eşleşmeden kullanılabilmesi için mevcut reseptörlerin çıkarılması – onları “evrensel” hale getirir.  

Hücreleri T-hücreleri (CD7 T-hücresi işaretleyici) olarak tanımlayan CD7 adlı bir ‘işareti’ kaldırmak. Bu adım olmadan, T hücrelerini öldürmeye programlanmış T hücreleri, ürünü ‘dost ateşi’ yoluyla yok edecekti. CD52 adlı ikinci bir ‘marker’ kaldırılıyor. Bu da düzenlenen hücrelerin tedavi sürecinde hastaya verilen bazı güçlü ilaçlara karşı görünmez olmasını sağlar. Lösemik T-hücreleri üzerindeki CD7 T-hücresi reseptörünü tanıyan bir Kimerik Antijen Reseptörünün (CAR) eklenmesi.  Hücreler CD7’ye karşı silahlanır ve T hücreli lösemiyi tanır ve savaşır. Yeni baz düzenleme teknolojisinde ise araştırmacılar, sağlıklı bir donörden elde edilen T hücrelerine eşsiz modifikasyonlar yaptı.

Baz düzenlemeleriyle birkaç anahtar marker değişerek, immün hücrelerini T hücreleri olarak tanımlayabildiler. Yani düzenlenmiş hücreler, diğer T hücreleri için görünmez hale geldi. Diğer baz, donörden alınan markerı kaldırılmış T hücrelerini düzenleyerek; hücreleri evrensel bir tedaviye dönüştürüyor. Böylece tedavi birçok hasta için kullanıma hazır bir ilaç haline geliyor. Böylece T hücresi tedavilerini pahalı ve yavaş doğası tersine çevrilebiliyor. University College London’da gen terapisi profesörü olan Simon Waddington, önceki gen terapilerinde bazı etkileyici başarılara imza atıldığını fakat tedavileri oluşturmanın zahmetli ve uzun sürecinin geniş çaplı uygulanabilirli sınırladığını söyledi. 

Bir hastadan immün hücrelerinin alınması, bu spesifik hücrelerin genetiğinin değiştirilmesi ve ardından bunların hastaya geri nakledilmesi yavaş ve zaman alan bir süreçtir. “Bu çalışmada hücre bankası kurularak, birçok hastanın tedavisi tek bir bankadan sağlanabilir. Bu sayede ölçeklenebilir, ticari açıdan uygun ve standart bir tıbbi ürün olanağı doğuyor,” diyor Waddington. Türünün ilk örneği olan bu baz düzenlemeli T hücresi tedavisinin klinik denemeleri devam ediyor. İlk hastadan gelen sonuçlar gerçekten büyüleyici.

Genç hasta tüm geleneksel tedavileri tüketmişti ve araştırmaya alınmadan önce palyatif bakım yolunda ilerliyordu. Alyssa adlı hasta, deneysel tedaviyi aldıktan sonraki bir ay içinde lösemiden tamamen kurtuldu. Bugün Alyssa’nın hastalığı halen remisyon sürecinde. Ön klinik deneme, önümüzdeki yıllarda 10 hastayı daha eklemeyi hedefliyor. Ayrıca bu lösemi tedavisi, baz düzenleme teknolojisi için buzdağının sadece tepesi denilebilir. En azından farklı üç deneme daha yapılacak.

Yeni denemeler orak hücreli anemi, yüksek kolesterol ve beta-talasemi adı verilen bir kan hastalığını tedavi etmek için genetik baz düzenleme kullanılacak. Eğer tedaviler başarılı olursa, daha ucuz ve uygun bir şekilde insanlar tedavi edilerek, rutin hayatlarına dönebilecek.

Kaynak : University College London, GOSH

Kaynak ve devamını incelemen için :Genç Kız CRISPR 2.0 Genetik Baz Düzenlemesiyle Lösemiden Kurtuldu (gercekbilim.com)

Gen düzenleme yoluyla kanser hücreleri kendi kendilerini yok ediyor.

Bilimsel gelişmelere rağmen kanser, tedavisi zor olmaya devam eden bir hastalık. Ancak şimdi kanser hücrelerini intihara sürükleyen ve onları birbirlerine karşı savaştıran bir yol geliştirildi.

Kanseri tedavi etmek çoğu açıdan körebe oyununa benzeyebiliyor. Hastalık tedaviye dirençli hale gelebiliyor ve klinisyenler ne zaman, nerede ve hangi direncin ortaya çıkacağını asla bilemiyor. Bu da sürecin temel zorlukları arasında yer alıyor. Ancak şimdi Penn State araştırmacıları, kanser hücrelerini bir “Truva atına” dönüştüren yeni bir yol geliştirdi.

Kanser tedavisinde yeni yöntem

Bilim insanları kanser hücrelerini Truva atına dönüştüren modüler bir genetik devre oluşturarak, kendi kendilerini yok etmelerini ve ilaca dirençli kanser hücrelerini öldürmelerini sağladı. Buradaki temel yenilik iki genin veya iki yeni “anahtarın” devreye sokulmasını içeriyor. İlk anahtar, mühendislik ürünü genetiği değiştirilmiş hücrelerin belirli bir ilaca maruz kaldıklarında kanser hücresi popülasyonunun geri kalanına üstün daha doğrusu baskında gelmesini sağlıyor. İkinci anahtar daha sonra, artık baskın olan değiştirilmiş hücreleri değiştirilmemiş komşularıyla birlikte öldüren bir toksini serbest bırakıyor.

Nature Biotechnology‘de yayınlanan ve patent için başvurulan bu teknik, mevcut kanser tedavileriyle ilgili temel bir zorluğun üstesinden geliyor. Kanser hücreleri bilindiği üzere tedaviden sağ çıkmalarını sağlayan direnç mekanizmaları geliştirebiliyorlar. Dolayısıyla bir süre sonra tedavi için uygulanan ilaçlara dirençli hale gelebiliyorlar. Buna karşı koymak için doktorlar genellikle tümörlere farklı şekillerde saldıran ilaç kombinasyonları kullanıyorlar. Ancak tedavisi zor olan kanserlerde bu seçenekler oldukça sınırlı.

Gen düzenleme yoluyla kanser hücreleri kendilerini yok ediyor
Yeni teknik tamamen farklı bir yaklaşım benimsiyor. Yeni ilaçlar veya hedefler bulmak yerine, tümörün hızla evrim geçirme yeteneğinden yararlanıyor ve bunu basitçe ona karşı kullanıyor. Bilim insanları bu çift anahtar yönteminin ilk adımında genetiği değiştirilmiş hücrelerin sayısını çoğaltarak baskın hale getiriyor ardından ikinci anahtarı devreye sokuyor. İkinci anahtar, değiştirilmiş hücrelerin hem değiştirilmiş hem de komşu değiştirilmemiş hücreleri öldürebilen bir toksin üretmesini sağlayan intihar geni içeriyor. Bu çok önemli. Çünkü tümörün tekrar büyümemesi için esas olarak kurtulmak istediğiniz popülasyonu ortadan kaldırmış oluyorsunuz.

Ekip bu tekniğin işe yarayıp yaramayacağını görmek için akciğer kanserini temel alan deneyleri fareler üzerinde gerçekleştirdi. Yapılan deneyler sonucunda bir avuç mühendislik ürünü hücre, kanser hücresi popülasyonunu ele geçirebildi ve yüksek seviyedeki genetik heterojenliği ortadan kaldırabildi. Araştırma makalesine göre genetiği değiştirilmiş hücreler 20 gün içinde orijinal hücrelerden baskın hale geldi. 80. günde ise tümörler tamamen geriledi. Araştırmacılar şu anda bu genetik devrenin büyüyen tümörlere ve nihayetinde metastatik hastalığa güvenli ve seçici bir şekilde verilebilmesi için nasıl tercüme edileceği üzerinde çalışıyorlar.

Kaynak ve devamını okuman için : Gen düzenleme yoluyla kanser hücreleri kendilerini yok ediyor | DonanımHaber (donanimhaber.com)