AB, ‘tarihi’ Alzheimer ilacına ruhsat vermedi: ‘Faydası, yan etkilerini görmezden gelecek kadar değil’.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), Alzheimer hastalarında bilişsel zayıflamayı yavaşlatan lecanemab adlı ilaca ruhsat vermeyi reddetti. Kararda, ilacın faydalarına karşın beyinde kanama ve şişme gibi tehlikeli yan etkilere yol açma riski vurgulandı.

Lecanemab adlı ilacın Alzheimer hastalarında bilişsel zayıflamayı yavaşlattığı tespit edildi.

İlaç, ABD’de geçtiğimiz yıl onaylandı. İngiltere’nin İlaç Düzenleme Kurumu (MHRA) ise henüz nihai karar vermedi. Bu kararın yakında açıklanması bekleniyor.

Deneylerde ilacın erken dönem Alzheimer hastalarında bilişsel zayıflamayı yüzde 25 oranında yavaşlattığı görüldü.

Alzheimer üzerine çalışan uzmanlar bunu “tarihi” bir gelişme olarak niteledi. Daha önce hiçbir ilacın, hastalığın temelindeki mekanizma olan bilişsel zayıflamayı yavaşlatamadığını söyledi.Sağlık riskleri

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), raf adı Leqembi olan ilacın Alzheimer hastalarında bilişsel zayıflamayı yavaşlatmasına karşın, bunun etkisinin az olduğunu savundu.

EMA, ilacın beyinde ödem ve kanamaya neden olan amiloid bağlantılı bir rahatsızlığa yol açabileceğini ve bunun da büyük sağlık riski yarattığını açıkladı:

“Ana çalışmadaki [hastalık] vakalarının çoğu ciddi olmasa ve semptom içermese de bazı hastalar, beyinde büyük kanamalar gibi hastanede tedavi gerektiren ciddi durumlar yaşadı.”

Ajans genel olarak ilacın faydalarının, yan etki risklerini bertaraf etmediğine karar verdi.

BBC’ye konuşan İngiliz Nörobilim Derneği Başkanı Profesör Tara Spires-Jones, Avrupa İlaç Ajansı’nın kararının “birçok kişi için hayal kırıklığı olacağını” söyledi.

Spires-Jones, buna rağmen hala umut olduğunu vurguladı.

“Lecanemab, hastalığın ilerleyişinin yavaşlatılmasının mümkün olduğunu gösterdi, [arkasındaki bilimsel] çalışma da işe yarıyor. Şimdi daha yeni ve güvenli tedaviler keşfetmek için daha fazla çaba sarfetmeliyiz” dedi.

University College London İngiltere Demans Araştırmaları Enstitüsü’nden nörobilimci Profesör John Hardy ise ilaç ajansının kararının beklenmedik sonuçlar doğurabileceği uyarısını yaptı.

Hardy, “eminim ki zengin erken dönem Alzheimer hastalarının tedavi için ABD ve diğer ülkelere gittiğini göreceğiz” dedi.

AB, ‘tarihi’ Alzheimer ilacına ruhsat vermedi: ‘Faydası, yan etkilerini görmezden gelecek kadar değil’ – BBC News Türkçe: AB, ‘tarihi’ Alzheimer ilacına ruhsat vermedi: ‘Faydası, yan etkilerini görmezden gelecek kadar değil’.

R Programlama Dili Nedir? Kimler Neden R Öğrenmelidir?

  1. Nedir bu R?

Veri analizi konusunun daha da popülerlik kazandığı günümüzde R adından sıkça söz edilen bir programlama dili haline gelmiştir. Peki nedir bu R ?

1993 yılında Yeni Zelanda’nın Auckland Üniversitesinden Ross Ihaka ve Robert Gentleman tarafından geliştirilen R adını iki geliştiricisinin baş harflerinden almaktadır. R genel bir tabirle istatistiksel hesaplama, grafik ve veri analizi için kullanılan açık kaynaklı özgür bir yazılım dilidir. Özgür bir yazılım dili olmasıyla kullanıcılarını da geliştirme sürecinin bir parçası haline getiren R, kullanıcıların ilgili olduğu spesifik alanlarla ilgili paketleri zamanla geliştirmesi ve yeni kullanıcılar geldikçe aynı oranda da gelişti.

Şimdilerde ise R Core Development Team adı verilen bir ekip tarafından geliştirilmeye devam etmektedir. Bugün yaklaşık 12000 paketi kullanıcılarına sunmaktadır.

S programlama diliyle de benzerlikleri oldukça fazladır. Kütüphanelerinin çoğu R ile yazılmış olsa da daha yoğun hesaplamalar gerektiren kütüphaneler ise C, C++ ve Fortran diliyle yazılmıştır. Windows, MacOS ve Linux sürümleri mevcuttur.

  1. Kimler içindir bu R?

R, çok geniş istatistiki (doğrusal ve doğrusal olmayan modelleme, klasik istatistik testleri, zaman serileri analizi, sınıflandırma, kümeleme ve diğer) ve grafik çizim teknikleri sunmaktadır. Bu nedenle veri bilimciler ve analistler arasında oldukça popülerdir.

Kullanıldığı popüler alanlardan birkaçı makine öğrenmesi (machine learning), büyük veri (big data) ve biyoinformatiktir.

  1. Neden R?
https://coderspace.io/blog/r-programlama-dili-nedir-kimler-neden-r-ogrenmelid/: R Programlama Dili Nedir? Kimler Neden R Öğrenmelidir?

Bilim adamları, görüntüleme mantığını yeniden tasarlayarak mikroskopide devrim yaratıyor.

Bilim adamları, gereken süreyi ve radyasyonu önemli ölçüde azaltan son teknoloji mikroskopları kullanarak yenilikçi bir görüntüleme yöntemi geliştirdiler. Çalışmaları, malzeme biliminden tıbba kadar çeşitli disiplinlere fayda sağlayacak önemli bir atılımı temsil ediyor, çünkü yöntem, özellikle hasara karşı savunmasız olan biyolojik dokular gibi hassas malzemeler için gelişmiş görüntüleme sağlamayı vaat ediyor.

Trinity College Dublin liderliğindeki uluslararası bir bilim insanı ekibi, gereken süreyi ve radyasyonu önemli ölçüde azaltan son teknoloji mikroskoplar kullanarak yenilikçi bir görüntüleme yöntemi geliştirdi. Çalışmaları, malzeme biliminden tıbba kadar çeşitli disiplinlere fayda sağlayacak önemli bir atılımı temsil ediyor, çünkü yöntem, özellikle hasara karşı savunmasız olan biyolojik dokular gibi hassas malzemeler için gelişmiş görüntüleme sağlamayı vaat ediyor.

Şu anda, taramalı transmisyon elektron mikroskopları (STEM’ler), numuneler arasında yüksek oranda odaklanmış bir elektron demetini yönlendirerek görüntüleri nokta nokta oluşturur. Geleneksel olarak, her noktada, ışın sabit, önceden tanımlanmış bir süre boyunca durur ve sinyal(ler)i biriktirmek için duraklar. Fotoğraf filmi kullanan kameralar gibi, bu da görüntü alanındaki özelliklerden bağımsız olarak her yerde sabit pozlama süresine sahip görüntüler verir. Elektronlar, her piksel için “bekleme süresi” olarak adlandırılan süre geçene kadar sürekli olarak numunenin üzerine düşer. Konvansiyonel yaklaşımın uygulanması basittir, ancak numune dönüşümüne veya tahribatına yol açabilecek aşırı zarar verici ışınlama kullanma riski taşır.

Bununla birlikte, yeni yöntem, görüntülemenin temel mantığını yeniden gözden geçirerek temel yaklaşımda devrim yaratıyor. Sabit bir süre boyunca gözlemlemek ve tespit edilen “olayların” sayısını ölçmek yerine – elektronlar bir görüntü oluşturmak için numunenin farklı kısımlarından saçılırken – ekip, bu olayların belirli bir sayısını tespit etmek için geçen süreyi ölçtükleri olay tabanlı bir algılama sistemi geliştirdi.

Her iki yaklaşım da eşdeğer “algılama oranı” görüntü kontrastı verebilir, ancak yaklaşımlarının arkasındaki yeni matematiksel teori, her bir sondalama konumunda tespit edilen ilk elektronun görüntünün oluşturulmasında çok fazla bilgi sağladığını, ancak aynı noktaya sonraki elektron çarpmalarının hızla azalan bilgi geri dönüşleri sağladığını göstermektedir. Ve numune üzerindeki her elektron aynı hasar riskini beraberinde getirir.

Esasen, yeni yöntem, benzer veya daha iyi kalitede bir görüntü oluşturmak için daha az elektrona ihtiyaç duyarak, görüntüleme verimliliğinin zirvesinde aydınlatmayı “kapatabileceğiniz” anlamına gelir.

Bilim insanları, görüntüleme mantığını yeniden tasarlayarak mikroskopide devrim yaratıyor | Bilim Günlüğü (sciencedaily.com): Bilim adamları, görüntüleme mantığını yeniden tasarlayarak mikroskopide devrim yaratıyor.