‘Genetik zaman makinesi’ karmaşık şempanze kültürlerini ortaya çıkarıyor…

Son yıllarda bilim insanları şempanzelerin de insanlar gibi alet kullanımı gibi karmaşık kültürleri nesilden nesile aktardığını açıkça gösterdi. Ancak insan kültürü, yeni gelişmeler dahil edildikçe Taş Devri’nden Uzay Çağı’na kadar çok daha karmaşık hale geldi. Şempanze kültürleri aynı şekilde değişmedi, bu da yalnızca insanların zaman içinde daha karmaşık kültürler inşa etme konusunda dikkate değer bir yeteneğe sahip olduğunu gösteriyor. Ancak vahşi doğada şempanzeleri inceleyen bilim insanları buna itiraz ederek, şempanzelerin gizli yiyecek kaynaklarını çıkarmak için birden fazla aleti sırayla kullandıkları en karmaşık teknolojilerinin muhtemelen zaman içinde edinilen önceki bilgilere dayanarak geliştirildiğini öne sürüyorlar.

Zürih Üniversitesi tarafından yürütülen yeni, çok disiplinli bir çalışma, en gelişmiş davranışlarından bazılarının nesiller boyunca aktarılmış ve geliştirilmiş olabileceğini öne sürüyor. Ekibin bu konudaki makalesi Science dergisinde yayınlanmıştır .

Genetik bağların izlenmesi

Zürih Üniversitesi Evrimsel Antropoloji Bölümü’nden baş yazar Cassandra Gunasekaram, “Çubuklar ve saplar gibi şempanze aletlerinin çoğu dayanıksız olduğundan, tekerleğin veya bilgisayar teknolojisinin evrimi gibi insan vakalarının aksine, bu hipotezi doğrulayacak tarihlerine dair çok az kayıt bulunmaktadır” diyor.

Yeni araştırma için, Zürih, St. Andrews, Barselona, ​​Cambridge, Konstanz ve Viyana’daki üniversite ve araştırma kurumlarından antropologlar, primatologlar, fizikçiler ve genetikçilerden oluşan bir ekip, binlerce yıl boyunca şempanze popülasyonları arasındaki genetik bağlantıları izlemek için güçlerini birleştirdi ve genetikteki yeni keşifleri kullanarak şempanze kültürel tarihinin temel parçalarını daha önce hiç hayal edilmemiş şekillerde ortaya çıkardı.

Kümülatif kültürün erken aşamaları

Yazarlar, Afrika’daki toplam 35 şempanze çalışma sahasından, genetik benzerliğin belirteçleri (farklı şempanze grupları arasındaki bağlantıların genetik kanıtı) ve daha önce kültürel olarak öğrenildiği bildirilen bir dizi yiyecek arama davranışı hakkında bilgi topladılar. Bu davranışları, hiçbir alet gerektirmeyenler; bir ağaç deliğinden su almak için yaprak süngeri kullanmak gibi basit aletler gerektirenler; ve bir alet setine dayanan en karmaşık davranışlar olarak gruplandırdılar.

Nesiller boyunca araç setlerinin değişimi

“Böyle bir araç takımına örnek olarak, Kongo bölgesindeki şempanzeler önce sert toprakta derin bir tünel kazmak için güçlü bir çubuk kullanırlar ve yeraltı termit yuvasına ulaşırlar,” diye açıklıyor Gunasekaram. “Daha sonra, dişlerinin arasından uzun bir bitki sapı çekerek fırça benzeri bir uç oluşturarak bir ‘balık tutma’ sondajı yaparlar, bunu bir noktaya bastırırlar ve yaptıkları tünel boyunca ustaca geçirirler. Daha sonra onu çekip çıkarırlar ve onu ısıran savunmacı termitleri kemirirler.”

“Şaşırtıcı bir şekilde, şempanze teknolojilerinin en karmaşık olanlarının, yani tüm ‘araç setlerinin’ kullanımının, artık uzak popülasyonlar arasında en güçlü şekilde bağlantılı olduğunu keşfettik,” diyor UZH’de evrimsel antropoloji profesörü olan ilgili yazar Andrea Migliano. “Bu, bu daha gelişmiş teknolojilerin nadiren icat edilmesi ve yeniden icat edilme olasılığının daha düşük olması ve bu nedenle gruplar arasında aktarılmış olma olasılığının daha yüksek olması durumunda tam olarak tahmin edilecek şeydi.”

Kaynak ve devamına Buradan ulaşabilirsin.

Elpistostege Fosili, Denizden Karaya Çıkıştaki Kayıp Halkayı Tamamlıyor…

Kanada’da bulunan bir fosil, balıkların denizden, karaya çıkışındaki eksik halkayı tamamlayabilir. Bu fosilin yüzgeçlerinde, kol, el ve parmaklara benzer kemikler var. Kanada’nın güneydoğusundaki Miguasha Ulusal Parkı’nda 10 yıl önce keşfedilen 157 cm uzunluğundaki fosil, 393 ila 359 milyon öncesine yani Geç Devonian dönemine tarihlenen ve sudan karaya çıkmayı deneyen önemli bir balık ailesine aittir. Bu maceracı canlıların sonuç olarak tetrapod ailesine yani tümüyle dört ayaklı omurgalılara evrildiği düşünülüyor. Bu aileye dinozorlar,sürüngenler,kuşlar,amfibiler,balinalar,yunuslar,foklar,deniz kaplumbağaları ve insanların da içinde olduğu memeliler giriyor. Gerçekten bir efsane gibi…

Sudan karaya çıkmak en büyük ve gizemli evrimsel basamaklardan biri olmasının yanında , kuru oksijenle nefes almayı geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca bu balıkların kendi ağırlığını destekleyerek karada yürümesi gerekiyor. Fakat bu balıkların kendi ağırlığını destekleyerek karada yürümesi oldukça zor gözüküyor. İşte bu nedenle bazıları ilkel kollar geliştirmeye başlamıştı. Bilekteki humerus, radius, ulna, carpus kemikleri ile falanksların dizilimi hepsi bu zamanda oldu. Eğer balık gerçekten şanslı ise, bu mutasyonlar ona suyun kaldırma kuvveti olmadan gezinme şansı vermiş olabilir.

Bilekteki humerus, radius, ulna, carpus kemikleri ile falanksların dizilimi hepsi bu zamanda oldu. Eğer balık gerçekten şanslı ise, bu mutasyonlar ona suyun kaldırma kuvveti olmadan gezinme şansı vermiş olabilir. İşte bu yeni Elpistostege fosilinde biz bunlara bakıyoruz. “Bugüne kadar bilinen hiçbir balıkta yüzgeç kemikleri içinde hapsolmuş parmaklar bu denli açık bir şekilde görülmemişti.  Yüzgeçte bulunan bu kemikler çoğu hayvanda bulunan el kemiklerine benziyor. Bu bulgular bizi omurgalıların balık kökenlerine götürerek, balıkların sudan çıkmadan önceki, ilk gelişen evrimsel omurgalı eli oluşumunu ifade ediyor” diyor Flinder Üniversitesi Paleontoloji’nde Profesör John Long

Geç Devonian Dönemi Evrimsel Biyoloji İçin Önemlidir Geç Devonian dönemi evrimsel biyologlar için çok önemlidir, çünkü insan vücudundaki çoğu sistem ilk bu dönemde göründü. Son on yılda bu alanda elde edilen bulgular bilim insanlarına solunum, işitme ve sindirim sistemlerinin erken dönem gelişimine ilişkin çok şey ifade etmektedir. Elpistostege aile ağacımızdaki en önemli boşluğu dolduran, en gelişmiş balık oluyor. Bir sürü dişi olan bu balık, bölgenin en büyük yırtıcısıydı. “Elpistostege’nin bizim atamız olmasına gerek yok. Fakat balıklar ve tetrapodlar arasındaki en yakın ve gerçek geçiş fosilidir.” diyor Universite du Quebec a Rimouski’den Richard Cloutier.

Kaynak ve devamını okuman için : Elpistostege Fosili, Denizden Karaya Çıkıştaki Kayıp Halkayı Tamamlıyor (gercekbilim.com)