Index Fungorum Veritabanı Hakkında

Index Fungorum, mantar âlemindeki tüm resmi adları (bilimsel adları) kapsayan, uluslararası bir projedir. Bu veri tabanı, mantarlar (maya, liken, chromistan mantar benzerleri, protozoa mantar benzerleri ve fosil formlar dahil) ile ilgili tüm seviyelerdeki isimleri içerir. Yani, mantarlarla ilgili taksonomik bir referans noktası olarak kabul edilir.

Index Fungorum’un Önemi

  • Standartlaştırma: Mantarların bilimsel adlandırılması konusunda uluslararası bir standart sağlar.
  • Güncellik: Sürekli güncellenen bir veri tabanıdır. Yeni keşfedilen türler veya mevcut türlerin sınıflandırmalarındaki değişiklikler düzenli olarak eklenir.
  • Erişilebilirlik: Bilim insanları, mikologlar, öğrenciler ve mantarlara ilgi duyan herkes için ücretsiz ve açık erişimli bir kaynaktır.
  • İşbirliği: Dünyanın farklı bölgelerindeki mikoloji uzmanları ve kurumlarıyla işbirliği içinde çalışır.

Veritabanında Bulunan Bilgiler

  • Bilimsel İsimler: Her mantar türünün kabul edilen bilimsel adı ve eş anlamlıları (eski veya alternatif isimleri) bulunur.
  • Taksonomik Hiyerarşi: Mantarların filum, sınıf, takım, familya, cins gibi taksonomik kategorilerdeki yerleri belirtilir.
  • Yayın Bilgileri: Bilimsel adın ilk olarak nerede ve kim tarafından yayınlandığına dair bilgiler bulunur.
  • Tip Örnekleri: Türün tanımlandığı örnek (tip örneği) hakkında bilgiler verilir.

Index Fungorum’un Kullanım Alanları

  • Mikoloji Araştırmaları: Yeni türlerin tanımlanması, mevcut türlerin sınıflandırılmasının gözden geçirilmesi ve mantarların evrimsel ilişkilerinin incelenmesi gibi çalışmalarda temel bir kaynak olarak kullanılır.
  • Mantar Çeşitliliği Envanterleri: Belirli bir bölgedeki mantar türlerinin çeşitliliğini belirlemek için kullanılır.
  • Mantarların Ekonomik Değerlendirmesi: Yenilebilir mantarlar, tıbbi mantarlar ve diğer ekonomik öneme sahip mantarların tanımlanması ve değerlendirilmesinde kullanılır.
  • Mantar Hastalıklarının Kontrolü: Tarım zararlısı olan mantarların tanımlanması ve kontrol yöntemlerinin geliştirilmesinde kullanılır.

Index Fungorum’e Nasıl Erişilir?

Index Fungorum’e internet üzerinden ücretsiz olarak erişilebilir. Veritabanı, arama motorları aracılığıyla veya Index Fungorum’un resmi web sitesi üzerinden sorgulanabilir.

Özetle, Index Fungorum, mantarlar hakkında kapsamlı ve güncel bilgi sunan önemli bir veri tabanıdır. Bu veri tabanı, mikoloji alanındaki bilim insanları ve mantarlara ilgi duyan herkes için değerli bir kaynaktır.

Kaynak : yapay zekadan alınmıştır.

USDA-ARS Germplasm Resources Information Network (GRIN) Veritabanı

USDA-ARS Germplasm Resources Information Network (GRIN), tarım ve gıda üretimi için önemli olan bitki, hayvan ve mikrobiyal genetik kaynakları (germplazm) hakkında bilgi sunan kapsamlı bir çevrimiçi veri tabanıdır. Bu veri tabanı, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA) Tarımsal Araştırma Servisi (ARS) tarafından yönetilmektedir.

GRIN’in Ne İşe Yaradığı

  • Genetik Çeşitliliğin Korunması: GRIN, tarım sektörü için kritik öneme sahip genetik çeşitliliği korumak amacıyla oluşturulmuştur. Bu sayede, bitki ve hayvan ıslahı çalışmalarında kullanılacak geniş bir genetik havuz sunar.
  • Bilgi Paylaşımı: GRIN, dünya genelindeki bilim insanları, çiftçiler ve diğer paydaşlar arasında genetik kaynaklar hakkında bilgi paylaşımını kolaylaştırır.
  • Kaynak Yönetimi: Ulusal genetik kaynak programlarının etkin yönetimi için gerekli verileri sağlar.
  • Araştırma ve Geliştirme: Yeni bitki ve hayvan çeşitlerinin geliştirilmesi için gerekli genetik materyalleri belirlemek ve değerlendirmek amacıyla kullanılır.

GRIN’de Bulunan Bilgiler

  • Bitki Germplazmı: GRIN, ağırlıklı olarak bitki germplazmı hakkında bilgi sunar. Bu bilgiler arasında bitkinin bilimsel adı, eş anlamlıları, kökeni, morfolojik özellikleri, hastalıklara dayanıklılığı gibi bilgiler yer alır.
  • Hayvan Germplazmı: Hayvan türleri için de bazı bilgiler bulunmaktadır. Özellikle evcil hayvanların genetik çeşitliliği ve koruma çalışmaları hakkında bilgi verir.
  • Mikrobiyal Germplazm: Mikrobiyal kaynaklar (bakteriler, mantarlar vb.) hakkında da sınırlı miktarda bilgi sunabilir.

GRIN’in Önemi

GRIN, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tarım gibi küresel sorunlara çözüm bulmak için hayati öneme sahip genetik kaynakların korunması ve kullanımı konusunda önemli bir rol oynar. Bu veri tabanı sayesinde;

  • Yeni Bitki Çeşitlerinin Geliştirilmesi: Kuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı yeni bitki çeşitleri geliştirilebilir.
  • Gıda Kalitesinin Artırılması: Besin değeri yüksek ve tüketici tercihlerine uygun yeni gıda ürünleri geliştirilebilir.
  • Biyoçeşitliliğin Korunması: Tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin genetik çeşitliliği korunabilir.

GRIN’e Nasıl Erişilir?

GRIN’e internet üzerinden ücretsiz olarak erişilebilir. Veritabanı, arama motorları aracılığıyla veya GRIN’in resmi web sitesi üzerinden sorgulanabilir.

Özetle, USDA-ARS Germplasm Resources Information Network (GRIN), tarım ve gıda üretimi için önemli olan genetik kaynaklar hakkında kapsamlı bir bilgi kaynağıdır. Bu veri tabanı, bilim insanları, çiftçiler ve diğer paydaşlar için değerli bir araçtır.

Kaynak : https://youtu.be/LKPp2PeSvZo?si=1hF770v3DuG69kWf

Bilgi yazısı yapay zekadan alınmıştır.

Encyclopedia of Life (EOL) Veritabanı Hakkında

Encyclopedia of Life (EOL), dünya üzerindeki tüm bilinen canlı türleri hakkında kapsamlı ve ücretsiz bir bilgi kaynağıdır. Bu çevrimiçi ansiklopedi, bilim insanları, öğretmenler, öğrenciler ve doğa severler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. EOL, canlı türlerinin bilimsel isimleri, dağılımları, yaşam alanları, özellikleri, tehditler altında olup olmadıkları gibi birçok konuda bilgi sunar.

EOL’un Amaçları:

  • Tüm Canlı Türlerini Dokümanlaştırmak: Dünya üzerindeki tüm bilinen canlı türlerinin bilgilerini tek bir platformda toplamak ve herkese açık hale getirmek.
  • Bilimsel Bilgiye Erişim Kolaylaştırmak: Bilimsel literatürde dağılmış olan bilgileri derleyerek, araştırmacılar için tek bir noktadan erişim sağlamak.
  • Eğitim ve Farkındalık: Biyolojik çeşitlilik hakkında farkındalık yaratmak ve eğitim materyalleri sunmak.
  • Koruma Çalışmalarına Destek Olmak: Tehdit altındaki türlerin korunması için gerekli bilgileri sağlamak.

EOL’un Özellikleri:

  • Kapsamlı İçerik: Milyonlarca tür hakkında bilgi içerir.
  • Çok Dilli: Farklı dillerde arama yapma imkanı sunar.
  • Görsel İçerik: Binlerce fotoğraf, video ve çizim içerir.
  • Eğitim Materyalleri: Öğrenciler ve öğretmenler için özel olarak hazırlanmış eğitim materyalleri bulunmaktadır.
  • Açık Erişim: Ücretsiz ve herkese açık bir platformdur.
  • İşbirliği: Dünyanın dört bir yanından bilim insanları ve kurumları ile işbirliği içinde çalışır.

EOL’de Neler Bulabilirsiniz?

  • Tür Tanımları: Her tür için detaylı bir tanım, dağılım haritaları ve fotoğraflar bulunur.
  • Yaşam Tarihi: Üreme, beslenme, yaşam süresi gibi konularda bilgiler yer alır.
  • Ekoloji: Türlerin yaşadığı ekosistemler ve diğer canlılarla ilişkileri hakkında bilgiler.
  • Evrimsel Tarih: Türlerin evrimsel geçmişi ve akrabalıkları hakkında bilgiler.
  • Koruma Durumu: Türlerin nesli tükenme riski hakkında bilgiler.
  • Medya Galerisi: Her tür için fotoğraf, video ve ses kayıtlarına ulaşabilirsiniz.
  • Eğitim Kaynakları: Öğrenci ve öğretmenler için hazırlanmış interaktif etkinlikler ve materyaller.

EOL’ün Kullanım Alanları:

  • Bilimsel Araştırmalar: Biyolojik çeşitlilik, ekoloji, evrim gibi alanlarda yapılan araştırmalarda temel bir kaynak olarak kullanılır.
  • Eğitim: Biyoloji derslerinde öğrencilere canlı türleri hakkında bilgi vermek için kullanılır.
  • Doğa Koruma: Tehdit altındaki türlerin korunması için gerekli bilgileri sağlar.
  • Doğa Turizmi: Doğa severlerin canlıları tanımaları ve doğa hakkında bilgi edinmeleri için bir araçtır.

EOL, biyolojik çeşitlilik hakkında kapsamlı bir bilgi kaynağı olmakla birlikte, sürekli olarak geliştirilmekte ve yeni özellikler eklenmektedir. Eğer biyoloji, doğa veya çevre konularına ilgi duyuyorsanız, EOL’yi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Kaynak : https://youtu.be/9dE5OWBw4fE?si=l2uAwruzqpuaBAkj

Bilgi yapay zekadan alınmıştır.

Bütünleştirilmiş Taksonomik Bilgi Sistemi (Integrated Taxonomic Information System – ITIS)

Bütünleştirilmiş Taksonomik Bilgi Sistemi (ITIS), dünya genelindeki bitki, hayvan, mantar ve mikroorganizmaların taksonomik bilgilerini bir araya getiren kapsamlı bir veri tabanıdır. Bu sistem, farklı kaynaklardan toplanan bilimsel isimleri ve taksonomik ilişkileri bir araya getirerek, biyolojik çeşitlilik hakkında daha iyi bir anlayış sağlamayı amaçlar.

ITIS’in Amaçları ve Özellikleri:

  • Standartlaştırma: Dünyada farklı bölgelerde kullanılan farklı taksonomik sistemleri bir araya getirerek, ortak bir dil oluşturmayı hedefler.
  • Erişilebilirlik: Bilim insanları, eğitimciler, politika yapıcılar ve halk tarafından ücretsiz olarak erişilebilen bir platformdur.
  • Güncelleme: Sürekli olarak güncellenen bir veri tabanıdır. Yeni türlerin keşfi, taksonomik revizyonlar ve bilimsel literatürdeki gelişmeler doğrultusunda bilgiler düzenli olarak güncellenir.
  • İşbirliği: Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları ve kurumları ile işbirliği içinde çalışır.
  • Uygulamalar: Biyolojik çeşitlilik envanterleri, çevresel etkileşim analizleri, biyolojik kaynak yönetimi gibi birçok alanda kullanılır.

ITIS’in İçeriği:

  • Bilimsel İsimler: Her tür için kabul edilen bilimsel isim ve sinonimleri (eski veya alternatif isimleri) bulunur.
  • Taksonomik Hiyerarşi: Türlerin filum, sınıf, takım, familya, cins gibi taksonomik kategorilerdeki yerleri belirtilir.
  • Dağılım Bilgileri: Türlerin dünya üzerindeki dağılım alanları hakkında bilgiler verilir.
  • Referanslar: Bilgilerin alındığı bilimsel yayınlara bağlantılar bulunur.

ITIS’in Kullanım Alanları:

  • Biyoloji ve Ekoloji Araştırmaları: Türlerin tanımlanması, sınıflandırılması ve dağılımı hakkında bilgi edinmek için kullanılır.
  • Çevresel Etki Değerlendirmeleri: Bir proje veya etkinliğin biyolojik çeşitlilik üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmek için kullanılır.
  • Biyolojik Kaynak Yönetimi: Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı için planlama yapmakta kullanılır.
  • Eğitim: Biyoloji eğitiminde öğrencilere taksonomi konusunda bilgi vermek için kullanılır.

ITIS’e Nasıl Erişilir?

ITIS’e internet üzerinden ücretsiz olarak erişilebilir. Veritabanı, arama motorları aracılığıyla veya ITIS’in resmi web sitesi üzerinden sorgulanabilir.

Özetle, Bütünleştirilmiş Taksonomik Bilgi Sistemi (ITIS), dünya genelindeki biyolojik çeşitlilik hakkında kapsamlı ve güncel bilgi sunan önemli bir veri tabanıdır. Bu sistem, bilim insanlarından eğitimcilere, politika yapıcılardan doğa severlere kadar geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından kullanılmaktadır.

Not: ITIS, özellikle Kuzey Amerika’daki türler üzerinde yoğunlaşmış olsa da, dünya genelindeki birçok tür için de bilgi sunmaktadır.

Kaynak: https://youtu.be/ycuqJPNxIs8?si=UNyTPbC3uY57j1e6

Bilgi notu yapay zekadan alınmıştır.

Animal Diversity Web (ADW) Veritabanı

Animal Diversity Web (ADW), dünyanın dört bir yanından bilim insanları ve öğrenciler tarafından kullanılan kapsamlı bir online biyolojik veri tabanıdır. Bu veri tabanı, özellikle hayvan türleri hakkında detaylı bilgi sunmaktadır. ADW, hayvanların morfolojisi, fizyolojisi, davranışları, yaşam alanları, ekolojisi ve evrimsel tarihi gibi konularda zengin içerikler sunar.

ADW’nin Önemli Özellikleri:

  • Geniş Kapsam: Binlerce hayvan türü hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
  • Erişilebilirlik: Ücretsiz ve herkese açık bir platformdur.
  • Çok Dilli: Farklı dillerde arama yapma imkanı sunar.
  • Görsel İçerik: Binlerce fotoğraf, video ve çizim içerir.
  • Eğitim Materyalleri: Öğrenciler ve öğretmenler için özel olarak hazırlanmış eğitim materyalleri bulunmaktadır.
  • Güncellemeler: Veri tabanı düzenli olarak güncellenir ve yeni türler eklenir.

ADW’yi Kimler Kullanabilir?

  • Bilim insanları: Araştırma yapmak ve literatüre ulaşmak için.
  • Öğrenciler: Biyoloji ve ilgili alanlarda ders çalışmak ve ödev hazırlamak için.
  • Öğretmenler: Eğitim materyalleri hazırlamak ve öğrencilerine görsel materyaller sunmak için.
  • Doğa severler: Hayvanlar hakkında daha fazla bilgi edinmek ve doğayı keşfetmek için.

ADW’de Neler Bulabilirsiniz?

  • Tür Tanımları: Her tür için detaylı bir tanım, dağılım haritaları ve fotoğraflar bulunur.
  • Yaşam Tarihi: Üreme, beslenme, yaşam süresi gibi konularda bilgiler yer alır.
  • Ekoloji: Türlerin yaşadığı ekosistemler ve diğer canlılarla ilişkileri hakkında bilgiler.
  • Evrimsel Tarih: Türlerin evrimsel geçmişi ve akrabalıkları hakkında bilgiler.
  • Koruma Durumu: Türlerin nesli tükenme riski hakkında bilgiler.

ADW’yi Nasıl Kullanabilirsiniz?

ADW’yi kullanmak oldukça basittir. Web sitesine girerek arama çubuğuna hayvanın bilimsel adı veya Türkçe ismini yazabilirsiniz. Ayrıca, taksonomik hiyerarşiye göre (filum, sınıf, takım vb.) de arama yapabilirsiniz.

Örnek: “Panthera leo” yazarak aslan hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sonuç olarak, Animal Diversity Web, hayvan çeşitliliği hakkında kapsamlı bilgiye ulaşmak isteyen herkes için değerli bir kaynaktır. Hem görsel hem de yazılı olarak sunulan zengin içeriği sayesinde hayvanlar dünyasını keşfetmek daha keyifli hale gelir.

Bilgi yapay zekadan alınmıştır.

Kaynaklar : https://youtu.be/qYib63Teaww?si=jxEITEzG0AnlrUSv

Bilgi notu yapay zekadan alınmıştır.

Bilim insanları sağlıksız yiyecekleri tespit edebilecek sensörler geliştirdi.

Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi ve Rusya Bilimler Akademisi Biyo-organik Kimya Enstitiüsü uzmanları, Fransız Aix-Marseille Üniversitesi ve İngiliz Manchester Üniversitesi profesörleriyle beraber oldukça hassas optik sensörler geliştirdi. Bu sensörler sayesinde besinlerin içinde bulunan insan vücuduna zararlı maddeler tespit edilebilecek.

Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi ve Rusya Bilimler Akademisi Biyo-organik Kimya Enstitiüsü uzmanları, Fransız Aix-Marseille Üniversitesi ve İngiliz Manchester Üniversitesi profesörleriyle beraber, biyotıp ve daha pek çok bilim alanında çığır açacak Fourier nano-dönüştürücüler üzerine çalışmaya başladı. Araştırma sonuçları, Advanced Optical Materials dergisinde yayınlandı.

Tek katmanlı bir altın nano-elementi yapısına sahip Fourier nano-dönüştürücüsünün yüzeyi, nano-periyodik olarak tasarlandı.

Araştırmayı yöneten Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi’nde fizik mühendisi olan Andrey Kabaşin’in yaptığı açıklamaya göre söz konusu dönüştürücüler, elektriği ışık dalgasının en ince katmanında dahi yoğunlaştırabilmeleri yönünden benzersiz.  Üstelik söz konusu ışık dalgasının optik özelliklerini tanımlayarak, özel olarak kodlanmış oranlarını bizlere iletebiliyor.

Kabaşin, ışık dalgası alanını yoğunlaştırmayı amaçlayan bu yöntem sayesinde iki boyutlu cisimlerin çok ince katmanlarındaki optik özelliklerin dahi tespit edilebileceğini belirtti.

Bir obje tarafından yayılan ışık, söz konusu uzak obje hakkında oldukça detaylı bilgiler verir. İki boyutlu plazmonik metamalzemelerle üretilen Fourier nano-dönüştürücüler, fonksiyonel bir ara yüz aracılığıyla ışığı iki boyutlu bir düzleme hapsediyor ve böylece cismin özelliklerine dair bilgiler topluyor.

Ardından edindiği bilgileri kodlayarak ayrık optik ışınlara iletiyor. Bu vesileyle iki boyutlu cisimlerin fiziksel özellikleri tanımlanabiliyor.

Gelişmeler, ilaç ve gıda sektöründe oldukça rağbet gören ancak pek çok insanın aşırı duyarlılık geliştirdiği yapay bir antibiyotik birleşimi olan kloramfenikol’un tespit edilmesini sağlayacak yeni bir metoda da önayak olmuş durumda. Söz konusu sensörler, gıdaların içerisinde antibiyotik bulunup bulunmadığını tespit ederek insan vücudu için zararlı olabilecek gıdaları erkenden tespit edebilecekler.

Araştırmalar, Fourier nano-dönüştürücüsü ile antibiyotik limiti tespiti yapmanın diğer yöntemlere nazaran bin kat daha etkin bir yol olduğunu gösteriyor. Yöntemin ne denli etkili olduğu; tehlikeli hastalıkların erken teşhisi, son derece hassas doping kontrolleri ile beraber gıda ve çevre izlemleri gibi pek çok alanda da gözlemlenebiliyor.

Fourier nano-dönüştürücüleri iki boyutlu cisimlerin keşfi için yeni kapılar aralarken, biyoalgı teknolojileri alanında da radikal gelişmelere önayak olabilir.

Kaynak ve devamını incelemen için : https://anlatilaninotesi.com.tr/20190718/bilim-insanlari-sagliksiz-yiyecekleri-tespit-edebilecek-sensorler-gelistirdi-1039700220.html

Araştırma: Kanseri erken teşhis edebilen yapay zeka modeli geliştirildi.

Bilim insanları, kanseri doğru bir şekilde teşhis edebilen bir yapay zeka modeli geliştirdi.

Kanser dünya çapında önde gelen ölüm nedenlerinden biri. Dünya Sağlık Örgütü‘ne (DSÖ) göre yılda yaklaşık 10 milyon kişi kanserden yaşamını yitiriyor. Bununla birlikte, çoğu durumda erken teşhis ve hızlı tedaviyle hastalık iyileştirilebilir.

İngiltere’de uzmanlar tarafından geliştirilen yapay zeka aracının, bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarında bulunan anormal büyümelerin kanserli olup olmadığını belirleyebileceği düşünülüyor.

Lancet’in eBioMedicine dergisinde yayınlan araştırmaya göre, yapay zeka aracındaki algoritma, mevcut yöntemlerden daha verimli ve etkili bir şekilde çalışıyor.

Royal Marsden’dan Dr. Benjamin Hunter, “Yapay zekanın gelecekte erken teşhisi iyileştireceğini ve yüksek riskli hastaları belirlemede yardımcı olarak kanser tedavisini daha başarılı hale getireceğini umuyoruz” dedi.

Araştırmada yer alan ekip, radyomik kullanarak bir yapay zeka algoritması geliştirmek için büyük akciğer nodülleri olan yaklaşık 500 hastanın BT taramalarını kullandı. Teknik, insan gözünün kolayca tespit edemediği tıbbi görüntülerden hayati bilgiler çıkarabiliyor.

“İlk sonuçlara göre, modelimiz kanserli büyük akciğer nodüllerini doğru bir şekilde tanımlıyor gibi görünüyor” diyen Haunter, “Daha sonra, modelin akciğer kanseri riskini doğru bir şekilde tahmin edip edemeyeceğini görmek için teknolojiyi klinikte büyük akciğer nodülleri olan hastalar üzerinde test etmeyi planlıyoruz” diye ekledi.

‘Sınırları zorlamayı umuyoruz’

Baş araştırmacılardan Dr. Richard Lee ise “Bu çalışma sayesinde, yapay zeka gibi yenilikçi teknolojiler kullanarak hastalığın tespitini hızlandırmak için sınırları zorlamayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Lee, “Akciğer kanserine erken evrede teşhis konulan kişilerin, kansere geç yakalananlara kıyasla 5 yıl boyunca hayatta kalma olasılıkları çok daha yüksek” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka modelinin, doktorların anormal büyümeleri olan hastalar hakkında daha hızlı karar vermesine de yardımcı olabileceği düşünülüyor. Fakat modelin sağlık sistemlerine girmesi için daha fazla test yapılması gerekecek.

Kaynak ve devamı için : https://anlatilaninotesi.com.tr/20230501/arastirma-kanseri-erken-teshis-edebilen-yapay-zeka-modeli-gelistirildi-1070418754.html

Hücre Atlası: Cildin yaşlanmasını geciktirebilecek yeni bir yöntem keşfedildi.

Araştırmanın bulgularının cildin yaşlanmasını geciktirmeye yardımcı olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji dalında dünyanın en iddialı araştırma programlarından İnsan Hücresi Atlası projesi kapsamında, insan bedeninin kök hücreden nasıl deri hücreleri ürettiği keşfedildi. Bilim insanları laboratuvar ortamında az miktarda insan cildi üretmeyi başardı.

Araştırmanın bulgularının cildin yaşlanmasını geciktirmeye yardımcı olabileceği düşünülüyor.

Bununla birlikte cilt nakli için hücre üretimi ve yara izlerinin önlenmesinde kullanılabileceği belirtiliyor.

İnsan Hücresi Atlası projesi insan vücudunun her bir parçasının hücre hücre nasıl oluştuğunu anlamayı amaçlıyor.

Uluslararası projenin merkezi Cambridge Üniversitesi’ndeki Wellcome Sanger Enstitüsü.Projenin liderlerinden Prof. Muzlifah Haniffa, çalışmalarının hastalıkları daha etkin bir şekilde tedavi etmek; aynı zamanda insanları daha uzun süre sağlıklı ve hatta daha genç tutmak için yeni yollar bulunmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

“Cildi manipüle edip yaşlanmayı önleyebilirsek daha az kırışıklığımız olacaktır.

“Hücrelerin ilk gelişiminden itibaren yetişkinlikteki yaşlanmaya kadar değişimlerini anlayabilirsek, ‘Organları nasıl canlandırabiliriz, kalbi, cildi nasıl gençleştirebiliriz? diye sorup bunları deneyebiliriz.”

Gelişmekte olan bir insan ayağının üzerinde farklı renkler, kemik, kas ve kıkırdak dokuları oluşturan genleri ayırt etmemizi sağlıyor.

Araştırmacıların bu aşamaya gelmesi yakın zamanda mümkün görünmüyor ancak anne karnındaki fetüste deri hücrelerinin nasıl geliştiğini anlama konusunda ilerleme kaydettiler.

Bir yumurta ilk döllendiğinde, tüm hücreler birbirinin aynıdır. Ancak üç hafta sonra, “kök hücre” adı verilen özel hücrelerdeki belirli genler devreye girerek talimatlar üretirler. Böylece vücudun uzuvlarını oluşturmak üzere toplanma ve özelleşme süreci başlar.

Araştırmacılar, vücudun en büyük organı olan cildi oluşturmak için hangi genlerin hangi zamanlarda ve hangi yerlerde devreye girdiğini tespit ettiler.

Bunlar mikroskop altında belirli kimyasallar kullanılarak renklendirildiğinde ayırt ediliyorlar.

Turuncuya dönen genler cildin yüzeyini oluşturuyor. Sarı renkliler cilt rengini belirliyor. Bunun dışında kılları uzatıp, terlememizi sağlayan ve bizi dış dünyadan koruyan diğer yapıları oluşturan birçok gen daha var.

Yeşil ışık, laboratuvarda üretilen küçük bir deri parçasını aydınlatıyor. Parmak, saç köklerini gösteriyor.

Nature dergisinde yayımlanan araştırma, insan cildini oluşturmak için kök hücrelerin kullandığı komuta dizisini ortaya çıkardı. Bu talimatları okuyabilmek heyecan verici olasılıkları beraberinde getiriyor.

Bilim insanlar halihazırda fetüsün cildinin iz bırakmadan iyileştiğini biliyor.

Yeni keşfedilen talimat dizini bunun nasıl olduğunu detaylandırıyor. Bir sonraki araştırma alanı bunun, cerrahi prosedürlerdeki kullanımına yönelik, yetişkin cildinde kopyalanması olabilir.

Bir diğer önemli gelişme de, bilim insanlarının bağışıklık hücrelerinin derideki kan damarlarının oluşumunda kritik bir rol oynadığını keşfetmeleri oldu. Bunun ardından laboratuvarda bu talimatları taklit edebildiler.

Genleri aktif ve pasif hale getiren kimyasalları doğru zamanda, doğru yerde kullanarak kök hücrelerden yapay cilt ürettiler.

Şimdiye kadar küçük deri parçaları ürettiler ve bunlardan küçük tüyler çıktı.

Kaynak ve devamını incelemen için : https://www.bbc.com/turkce/articles/cx2mz83xzr8o

Türk bilim insanları Antarktika’da yeni bir canlı türü keşfetti…

Türk araştırma ekibi, Antarktika’da yeni bir canlı türü keşfetti.

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Koordinasyonunda düzenlenen 6. Türk Antarktika seferinde yeni bir canlı türü keşfedildi.

Son yıllarda kutup araştırmalarına büyük yatırımlar yapan Türkiye, Antarktika’da bilimsel keşiflerde aktif rol alıyor. Prof. Dr. Serdar Sak’ın da içerisinde yer aldığı Türk akademisyenler, Batı Antarktika’nın bentik habitatında yeni bir Kopepod türü keşfetti.

Prof. Dr. Serdar Sak’ın yanı sıra Prof. Dr. Süphan Karaytuğ, Doç. Dr. Serdar Sönmez ve Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu’nun keşfettiği canlı türüne, Türkiye’nin Antarktika’daki bilimsel faaliyetlerine atıfta bulunarak “Turkish Antarctic Expedition” (TAE) kısaltmasından yola çıkılarak “Harpacticus tae” ismi verildi.

HARPACTIUS TAE NEDİR?

Harpacticus tae türü, kopepod olarak bilinen bir eklem bacaklı türü. Çok eski dönemlere dayanan Kopepodlar, sucul ekosistemlerde önemli bir role sahip olan omurgasız mikroskobik canlılardır. Antarktika’nın Nansen adası kıyılarında bulunan Harpacticus tae türünün, birincil tüketici olarak önemli bir ekolojik rol üstlendiği düşünülmektedir.

KEŞİF, ULUSLARARASI DERGİDE YAYIMLANDI

Türkiye’nin kutup bölgelerindeki araştırmalarına katkısının önemini de bir kez daha ortaya koyan ve bilimsel literatürde yerini alan Harpacticus tae türünün keşfinin sonuçları, uluslararası saygın bilimsel dergilerden Polar Biology’de yayımlandı.

Kaynak ve devamını incelemen için : https://www.ntv.com.tr/teknoloji/chatgpt-uygulamasi-windowsa-geldi%20eeee,_Y5moQ1v50GtZqS3hg_-0w

Kan grubunuz sizi uyarıyor! Bu kan grubuna sahipseniz felç geçirme riskiniz daha yüksek…

Bilim insanlarına göre, kan grubunuz erken felçin habercisi olabilir. Yapılan araştırmalar A kan grubuna sahip insanların felç geçirme olasılığının diğer kan gruplarına sahip kişilere oranla yüzde 16 daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı.

Yapılan araştırmalara göre, belli bir kan grubuna sahip insanların 60 yaşından önce felç geçirme olasılığı daha yüksek.

Kan grupları, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan kimyasal çeşitliliği tanımlar.

A ve B olarak bilinen bu gruplar, AB olarak birlikte, A ya da B olarak tek başına ya da hiç bulunmayarak O grubu şeklinde sınıflandırılmaktadır.

2022 yılında yapılan bir çalışmada, genom araştırmacıları A1 alt grubuna ait gen ile erken yaşta felç geçirme riski arasında belirgin bir ilişki keşfetti.

17 BİN KİŞİ İLE YAPILDI

Çalışma, 17 bin felç vakası ve 600 bine yakın felç geçirmemiş kişi kapsamında 48 genetik çalışmanın verilerini analiz etti.

Çalışmadaki katılımcıların yaş aralığı ise 18 ile 59 arasındaydı. 0 KAN GRUBUNDA DAHA DÜŞÜK

Çalışmanın sonuçlarına göre, A grubuna ait genetik varyasyonu taşıyan kişilerin 60 yaşından önce felç geçirme riski, diğer kan gruplarına sahip kişilere kıyasla yüzde 16 daha yüksek. Öte yandan, O grubu gen varyasyonuna sahip kişilerde ise bu risk yüzde 12 daha düşük. Araştırmanın baş yazarı ve vasküler nörolog Steven Kittner, “A kan grubunun neden daha yüksek bir risk sunduğunu henüz bilmiyoruz” diyerek, bu durumun kan pıhtılaşma faktörleri, kan damarlarını kaplayan hücreler ve dolaşımdaki proteinlerle ilgili olabileceğini belirtti.

Çalışmada ayrıca, kan grubu B olan kişilerin, yaşları ne olursa olsun, felç geçirmeyen kontrollere kıyasla felç geçirme olasılıklarının yaklaşık yüzde 11 daha fazla olduğu belirtildi.  Araştırmalar, kan grubunu kodlayan genomun, kan akışını kısıtlayan koroner arter kalsifikasyonu ve kalp krizi ile ilişkili olduğunu da gösterdi.

Her yıl ABD’de yaklaşık 800 bin kişi felç geçiriyor ve bu vakaların çoğu 65 yaş üstünde görülüyor. Felç riski, 55 yaşından sonra her on yılda bir iki katına çıkıyor.

Çalışmanın bulguları, özellikle genç yaşta görülen felçlerin, ileri yaşta meydana gelen felçlerden farklı mekanizmalarla ortaya çıkabileceğini de ortaya koyuyor.

Genç bireylerdeki felç vakalarının, arterlerde yağ birikiminden ziyade pıhtı oluşumu ile ilgili olduğu düşünülüyor.

Bu çalışma, A kan grubuna sahip kişilerin, özellikle genç yaşlarda, felç riskini göz ardı etmemesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

Kaynak ve devamını incelemen için : https://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/kan-grubunuz-sizi-uyariyor-bu-kan-grubuna-sahipseniz-felc-gecirme-riskiniz-daha-yuksek,7fWl6zPOkE-4MH91Ni-NsQ/EdAsQAyIK0-Vm_uQok9LWw