Dünyanın En Hızlı Mikroskobu, Elektronları Hareket Halindeyken Yakalıyor

Bir attosaniye, saniyenin sadece kentilyonda biri kadar sürüyor.

Elektron mikroskobisi neredeyse bir asırdır var ancak modern sürümler, fizikçilerin görmeyi onlarca yıldır beklediği şeye nihayet ulaşıyor: Geçirimli bir elektron mikroskobu, elektronları ilk defa bileşenlerini görebileceğimiz netlikte yakalıyor. Araştırmacılar “attomikroskobi” adını verdikleri yepyeni bir optik bilim alanının kapısını araladıklarını ve bunun kuantum fiziği, biyoloji ve kimya dünyasını etkileyeceğini düşünüyor.

Arizona Üniversitesinde çalışan uzmanların öncülük ettiği bir araştırma takımından gelen bu yeni buluş, geçtiğimiz hafta Science Advances bülteninde yayımlanan yeni bir çalışmada detaylarıyla anlatılıyor. Arizona Üniversitesinde çalışan yardımcı fizik ve optik bilimleri profesörü Muhammed Hasan, geçirimli elektron mikroskoplarını bir akıllı telefonun kamerasına benzetiyor.

Üniversiteden yayımlanan bir açıklamada, “Bir akıllı telefonun son modelinde daha iyi bir kamera vardır” diyor Hasan. “Bu mikroskopla beraber, bilimsel camianın bir elektronun nasıl davranış ve hareket şeklinin ardındaki kuantum fiziğini anlayabilmesini umuyoruz.”

Orijinal elektron mikroskobu 1930’ların başlarında çıksa da (ilk mikroskobu kimin icat ettiğine dair tartışma hâlâ devam ediyor), bilim insanları 2000’lerden beri geçirimli elektron mikroskopları olarak bilinen cihazlara bel bağlamıştı. Bu cihazlarda cisimler, ışık mikroskoplarının yapabileceklerinin çok ötesinde, boyutlarının milyonlarca katına kadar büyütülüyor. Bunun sebebi, bir hedefe ateşlenen elektron lazer ışını darbelerine dayanıyor olmaları. Sonrasında ise son derece hassas kamera sensörleri ve lensler, bu atomik parçacıkları numuneden geçerken görüntülüyor. Bu görüntüler arasındaki bir cisimde gözlemlenen değişimlere, bir mikroskobun zamansal çözünürlüğü adı veriliyor. Araştırmacılar bu çözünürlüğü artırmak için lazer darbelerini attosaniyelere kadar hızlandırmış. Darbeler, bir saniyenin sadece birkaç kentilyonda biri kadar sürüyor.

Fakat burada bile sorun, “attosaniyelerin” çoğu olması. Fizikçiler tek bir elektronu bulunduğu yerde yakalamayı ve akılalmaz derecede hızlı atomaltı tepkime ve etkileşimlerini detaylı şekilde görmeyi istiyorsa, tek bir attosaniye darbe ateşleyebilen geçirimli bir elektron mikroskobuna ihtiyaçları vardı. Araştırmacılar bunu gerçeğe dönüştürmek için yine attosaniyelerle ölçülen ilk uç morötesi radyasyon darbesini oluşturan ve 2023 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü kazanan bilim insanlarının öncülük ettiği çalışmalara yönelmiş. Bu temel ile birlikte araştırma takımı, nihayet o attosaniye ölçütüne ulaşmış.

Araştırmacılar bunu yaparken gönderdiği lazeri tek bir elektron darbesine ve ultrakısa iki ışık darbesine ayıran yeni bir mikroskop geliştirmişler. Bir pompa darbesi olarak adlandırılan ilk ışık darbesi, bir numunenin elektronlarına enerji veriyor. Ardından ise optik bir kapılama darbesi olarak bilinen darbe başlıyor ve sonrasında mikroskoptan bir attosaniyelik elektron darbesinin sonsuz küçük bir zaman aralığında yayılmasına olanak sağlıyor. Bu iki ultrakısa ışık darbesi uygun biçimde eşgüdümlendiğinde, operatörler elektron darbelerini zamanlayıp atomik olayların attosaniye seviyesindeki bir zamansal çözünürlükte yakalanmasına yardımcı oluyor.

Kaynak ve yazının devamı için tıklayın: https://popsci.com.tr/