Özdeş İkizlerden Görüşler.

Özdeş ikizler tek bir döllenmiş yumurtadan geliştiği için aynı genoma sahiptirler. Yani ikizler arasındaki herhangi bir fark genetik değil, çevrelerinden kaynaklanır. Son çalışmalar, çevresel olarak tetiklenen birçok farklılığın epigenomda yansıtıldığını göstermiştir.

İkizlerin her setindeki 3 çift kromozom dijital olarak üst üste bindirilir. Bir ikizin epigenetik etiketleri kırmızıya boyanırken diğer ikizin etiketleri yeşile boyanır. Kırmızı ve yeşil üst üste geldiğinde, o bölge sarı olarak görünür. 50 yaşındaki ikizlerin farklı yerlerde 3 yaşındaki ikizlere göre daha fazla epigenetik etiketi vardır.

İkizleri incelemekten edindiğimiz içgörü, doğanın ve yetiştirmenin birlikte nasıl çalıştığını daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bir asırdan uzun süredir araştırmacılar, göz rengi gibi belirli özelliklerin ne ölçüde kalıtıldığını ve dil gibi hangi özelliklerin çevreden öğrenildiğini belirlemek için ikizlerdeki özellikleri karşılaştırdılar. Tipik olarak Davranışsal Genetik alanında gerçekleşen klasik ikiz çalışmaları, genetik bir bileşene sahip olma olasılığı yüksek olan bir dizi davranışsal özellik ve hastalık ile çevreden daha güçlü şekilde etkilenen diğerlerini tanımladı.

Çalışmaya ve ilgi duyulan belirli özelliğe bağlı olarak, birlikte veya ayrı yetiştirilmiş özdeş veya kardeş ikizlerden veri toplanır ve karşılaştırılır. Bu ikiz setleri arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları bulmak, doğanın ve çevrenin ilgi duyulan özellikte ne ölçüde rol oynadığını belirlemenin başlangıcıdır.

İkiz çalışmaları, disleksi gibi okuma engelleri de dahil olmak üzere güçlü bir genetik bileşene sahip bazı özellikleri tanımladı. Artrit gibi diğer özellikler, çevreden daha fazla etkilenir.

İkiz çalışmaları genetik ve çevresel katkıları ortaya çıkarıyor

İkizler aynı genleri paylaşırlar ancak yaşlandıkça çevreleri daha farklı hale gelir. İkizlerin bu benzersiz yönü, genlerin ve çevrenin belirli özelliklere, özellikle karmaşık davranışlara ve hastalıklara nasıl katkıda bulunduğunu anlamak için onları mükemmel bir model haline getirir.

Örneğin, sadece bir ikiz bir hastalığa yakalandığında, araştırmacılar ikizlerin ortamlarında farklı olan unsurları arayabilir. Ya da her iki ikiz de bir hastalığa yakalandığında, araştırmacılar benzer ikiz çiftleri arasında paylaşılan genetik unsurları arayabilir. Bu tür veriler, çok sayıda ikizden toplandıklarında özellikle güçlüdür. Bu tür çalışmalar, bir hastalığın moleküler mekanizmasını belirlemeye ve çevresel etkinin kapsamını belirlemeye yardımcı olabilir ve potansiyel olarak karmaşık hastalıkların önlenmesine ve tedavisine yol açabilir.

Örneğin, şizofrenili ikizlerde, özdeş ikizlerin %50’si hastalığı paylaşırken, kardeş ikizlerin yalnızca yaklaşık %10-15’i paylaşır. Bu fark, şizofreniye yatkınlıkta güçlü bir genetik bileşenin kanıtıdır. Ancak, bir çiftteki özdeş ikizlerin her ikisinin de %100 oranında hastalığa yakalanmaması, başka faktörlerin de dahil olduğunu gösterir.

Özdeş ikizler (sol) tüm genlerini ve ev ortamlarını paylaşırlar. Kardeş ikizler (sağ) da ev ortamlarını paylaşırlar, ancak genlerinin yalnızca yarısını paylaşırlar. Bu nedenle, özdeş ikizler arasında belirli bir özellik için kardeş ikizlere kıyasla daha fazla benzerlik olması, genetik faktörlerin rol oynadığına dair kanıt sağlar.

İkizler masası

Özdeş ve Çift Yumurta İkizlerinin Karşılaştırılması: Her iki özdeş yumurta ikizinde de hastalık görülme sıklığının daha yüksek olması, genetik bir bileşenin ilk göstergesidir. Özdeş yumurta ikizlerinde %100’den düşük yüzdeler, DNA’nın tek başına hastalığa yatkınlığı belirlemediğini gösterir.

Kaynak ve devamına Buradan ulaşabilirsin.