İnsan ve Biyoinformatik

Biyolojik sistemler ve olaylar hakkında toplanan bilgilerin sağlıklı biçimde değerlendirilmesi;
biyoloji yanında biyokimya, kimya ve tıp ile bilişim bilimleri, matematik ve istatistiğin
birleştirilmesi sonucu doğan yeni ve disiplinler arası bir bilim dalı olan biyoinformatik
sayesinde mümkündür. Biyoinformatik, biyolojik verinin işlenmesinde ve biyolojik
problemlerin çözümünde bilişim teknolojilerinin kullanılması esasına dayanmaktadır, ayrıca
biyolojik olayların moleküler düzeyde açıklanmasına da yardımcı olmaktadır. İnsan genomu
proje sonuçlarının 2001’de yayınlanması, biyoinformatiği multidisipliner bir bilim dalı haline
getirmiştir (Hogue, 2002). Biyoinformatiğin en temel hedefi, genetik kodumuzun yazılı olduğu
DNA’daki nükleotid diziliminden yola çıkarak hastalıklara sebep olan mekanizmayı anlamaya
çalışmak ve bu doğrultuda tedavi yöntemlerinin gelişimine katkı sağlamaktır.
Neden DNA’ya odaklanıyoruz? Vücudumuzda her biri kendine özgü işlevlere sahip organların
olduğunu hatırlayın. Organlar dokulardan oluşur. Dokular, benzer işlevleri yerine getiren
benzer türde hücre kümeleridir. Bu nedenle, hücrelerle çalışmak kolay ve ekonomiktir çünkü
bunlar organizmalardan daha basittirler, fakat yine de genetik olarak yeterince karmaşık kodlara
sahiplerdir. Hücreleri bir Petri kabına aktarıp uygun ortamları sağladığımız zaman gelişmiş
organizmalara kıyasla daha hızlı ve kolay büyüyebilir, çoğalabilirler. Her canlı tek bir hücre
olarak yaşamına başlar ve ebeveynlerinin fenotiplerinin çoğunu miras alır.

https://www.researchgate.net/profile/Tahir-Atici/publication/347899077_Insan_ve_Biyoinformatik/links/649471098de7ed28ba4ca9d8/Insan-ve-Biyoinformatik.pdf