Antimikrobiyal direnç

Antimikrobiyal direnç (AMD), bakteri, parazit, virüs ve mantarların neden olduğu giderek artan sayıda enfeksiyonun etkili bir şekilde önlenmesini ve tedavisini tehdit etmektedir.

AMR, bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler zamanla değiştiğinde ve artık ilaçlara yanıt vermediğinde, enfeksiyonların tedavisini zorlaştırdığında ve hastalığın yayılma, ciddi hastalık ve ölüm riskini artırdığında ortaya çıkar. Sonuç olarak, ilaçlar etkisiz hale gelir ve enfeksiyonlar vücutta kalır, başkalarına yayılma riskini artırır.

Antimikrobiyaller – antibiyotikler, antiviraller, antifungaller ve antiparaziterler dahil – insanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde enfeksiyonları önlemek ve tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Antimikrobiyal direnç geliştiren mikroorganizmalara bazen “süperböcekler” denir.

Kaynak: https://www.who.int/health-topics/antimicrobial-resistance

Karbonhidratlar

Genel yapıları CnH2nO olarak bilinen, çözünür formları halkasal yapıda olan bileşenlerdir. Bazı türevleri vardır bunlar;

Monosakkarit; karbonhidratların basit yapılı ve tek şekerli olan formlarıdır. Örneğin; glikoz, fruktoz, galaktoz yapıları monosakkaritler grubunda yer almaktadır.

Disakkarit; karbonhidratların iki şekerli formlarına denir. örneğin; maltoz, sakkaroz, laktoz yapıları disakkarit grubunda yer almaktadır.

Polisakkarit; karbonhidratlarda eğer 10 dan fazla karbon içeren yapıya sahip formlar inceleniyorsa bunlar polisakkarit grubunda yer alır. Örneğin; glikojen, selülöz, kitin, nişasta

Oligosakkaritler; karbonhidrat türevlerinin 2 ila 10 karbon atomu içeren formlarıdır.

Örneğin; inülin

Karbonhidratlar temel besin kaynağıdır

insanlar bitkilerden karbonhidrat alır. bitkiler de karbonhidratı fotosentez yoluyla üretirler. karbonhidrat türevlerinin canlılarda bulunduğu bazı noktalar şöyle sıralanabilir;

  • Destek maddesi olarak insanda kıkırdaklar arda karbonhidrat türevleri vardır
  • Böceklerde dış iskelet karbonhidrat türevleri ile oluşur
  • Bitkilerde selüloz yapısında karbonhidrat görevleri bulunur
  • Mikroorganizmalarda hücre duvarını oluştururlar
  • DNA’ nın temel iskeletinde 5 karbonlu şeker bulunur

Karbonhidratlar bakır ile renk oluştururlar bu yüzden idrar testlerinde bakır demir gibi indirgeyici maddeler bulunur sebebi ise bu yapıların 2 halinin de stabil olmasıdır.

Karbonhidratlar kendini hidroksil grubu ile gösterir, bir yapıda eğer hidroksil grubunun fazla bulunması söz konusu ise bu yapının çözünürlüğü fazla olmaktadır. Karbonhidratların hidroksil grubu artarsa çözünürlükleri de aynı doğrultuda artar.

Örneğin; nişasta çözünmez bir yapıdadır fakat nişastanın çözünür yapısı glikozdur.

Glikoprotein nedir?

Proteinler ve karbonhidratların birbirine bağlanmış haline glikol proteinler denir. sinyal moleküllerini de bulunur protein alınırsa karbonhidrat çalışmaz karbonhidrat alınırsa protein çalışmaz. Yapısal olarak reseptörleri oluşturur ve mukus yapısında bulunurlar

serin ;oksijen bağlı amino asittir   + asperjin; azot bağlı aminoasittir.   = Bu iki yapı  glikoproteinleri oluşturmaktadır.

İnsanlarda bağ doku elemanlarının büyük bir kısmı karbonhidrat türevidir. Birçok metabolizmal hastalık kıkırdaklardan kaynaklanan kıkırdak hastalıkları ile ilişkilidir, Metabolizmal olan bir hastalığı kontrol etmek çok zordur çünkü karbonhidratlar dışarıdan alınır.

Yazar; Kifayet BEŞİRİK

Biyokimyasal Benzerlik

Tüm canlıların hücrelerden oluşması çeşitli organizmaların dış görünüşlerinin aksine birbirlerine benzerlik göstermeleri bunun yanı sıra pek çok organizmanın temel metabolik işlemlerin de aynı olması örneğin glukoz ve oksijenin,  karbondioksit ve suya dönüştü kimyasal tepkimeler dizisi E.coli ve insanda temelde aynıdır.

Biyokimyasal özelliklerine dayanarak modern dünyanın farklı organizmaları 3 temel gruba ayrılır

  1. Ökaryotlar
  2. Prokaryotlar
  3. Arkealar.

Ökaryotlar; Genel olarak terimine baktığımızda çekirdeği olan ve genetik materyalinin çoğunu bu çekirdekte bulunduran hücreler bütünüdür. ayrıca bu hücreler stoplu asmada bir dizi iç membrana çevrili organel olan mitokondri endoplazmik retikulum golgi aygıtı lizozom gibi yapılara sahiptir. bu canlı grubuna hayvanlar bitkiler mantarlar ve protistler de ayla olmak üzere geniş bir biyolojik çeşitliliği kapsar.

Hayvan Hücresi: Hücre duvarları bulunmaz

Kaynak: resmin kaynağını görüntüle

Bitki Hücresi: hücre duvarları bulunur

kaynak: resmin kaynağını görüntüle

Prokaryotlar: Basit hücre organizasyonuna sahip mikroskobik organizmalardır. bu organizmaların hücreleri, müzik çekirdekleri olmayan ve genetik materyallerini bir nükleotid adı verilen bir alan içinde bulunduran basit bir yapıya sahiptir. ayrıca pro gayret gübrelerde stop lazım için de bulunan kübo zamlar gibi organel bulunmaz. genellikle tek hücreli organizmalardır.

Kaynak : resmin kaynağını görüntüle

Arkealar: Prokaryotik mikro organizmaların özel bir grubunu oluşturan organizmalardır. Bunlar genetik ve biyokimyasal özellikleriyle bakterilere benzerlik gösterse de ayrı bir evrimsel kökene sahiptirler. ekstremofiller olarak bilinirler; örneğin çok yüksek sıcaklıklara, yüksek tuzlu ortamlara, asidik veya alkali ortamlara, yüksek basınçlı derin deniz ortamlarına yani ekstrem koşullara uyum sağlayarak yaşayabilirler. bu bağlamda bakıldığında arkeaların hücre duvarları bakterilerden farklı kimyasal bileşimlere sahiptir ve genellikle lipid bileşimleri benzersizdir.

Yazar: Kifayet BEŞİRİK

Görsellerin kaynağı: Resimlerin kaynağını görüntülemek için tıklayınız

Biyoinformatikte Keşif Amaçlı Veri Analizi

1977 yılında yazdığı kitabına verdiği aynı adla yaygınlaştırdığı bu yaklaşım ile john D. Tukey, verilerin net ve parametrik istatiksel modeller ile sınanmasından ziyade, devamlı olarak etkileşimli bir biçimde irdelenmesi ile yeni ipuçları ve cevaplar bulmayı önermiş ve veri analizinde bir prespektif değişimi önermiştir. bu yaklaşımda, verilere bir dedektif gibi yaklaşarak ipuçları bulmayı ve değerlendirme yapmayı daha üretken bir bakış açısı olarak formüle etmiştir. bu yaklaşım, sekans teknolojisinin bu kadar yaygınlaştığı ve moleküler araştırma laboratuvarları için rutin bir veri metodu haline geldiği bir düzlemde, üretilen bu devasa veri yığınlarının içerisinden biyolojik olarak anlamlı, tekrar edilebilir ve rutin olarak üretilebilir cevaplar bulmanın da yegane yolu bu yaklaşımdır. Bu nedenle genomik analiz için biyoinformatik yöntemler kitabı boyunca sunulan tüm biyoinformatik araç, yöntem ve platformlar verilerin bu keşif amaçlı analizlerini esas almaktadır.

Kaynak: Şakiroğlu, M.  2021. “Genomik Analizler için Biyoinformatik Yöntemler”. Palme yayıncılık/ ANKARA: 4-5