AMPK’nin Biyokimyası: Etki Mekanizmaları ve DiyabetinTedavisindeki Önemi

Bir enerji sensörü olarak, 5′-adenozin monofosfat (AMP) ile aktive edilmiş protein kinaz (AMPK), metabolik yolları koordine ederek hücre enerji gereksinimini maksimum seviyede düzenler. Bir serin/ treonin protein kompleksi olan AMPK, üç ana alt birimden oluşur. AMPK’nin moleküler regülasyonu bu üç ana alt birimin fosforilasyonu ile olmaktadır. AMPK, düşük enerji seviyelerinde (AMP/ADP:ATP) aktive olmaktadır. Metabolizmada AMPK aktive olduğunda anabolik reaksiyonlar inhibe edilirken katabolik reaksiyonlar aktive edilmektedir. AMPK aktive olduğunda protein, yağ asitleri, glikojen ve kolesterol sentezi inhibe edilirken yağ asitlerinin oksidasyonu, kan glikoz seviyesini düzenlemede insülinden bağımsız bir şekilde GLUT4 proteininin translokasyonu ve hasarlı hücrelerin yok edilmesi (otofaji) işlemini aktive edilir. AMPK’nin aktivasyonu LKB1 (serine–threonine kinase liver kinase B1) ve CaMKKβ (Ca2+/calmodulin-dependent protein kinase β) kinazları tarafından da olmaktadır. Diyabetin tedavisinde AMPK’nin
aktivasyonu metformin gibi bazı ilaçlar tarafından da olmaktadır. Farmasötik ilaçlara ek olarak, çok sayıda doğal olarak bulunan fitokimyasal bileşiklerin özellikle bazı polifenollerin AMPK’yi aktive ettiği gösterilmiştir. Bu polifenollerün hem AMPK’yi aktive ettiği hem de Tip 2 diyabetin komplikasyonlarını azalttığı da görülmüştür. Bunlar arasında en fazla bilinen polifenoller resveratrol, kuersetin ve kurmumin’dir. Bunlara ek olarak D vitamini ve K1 vitamininin de AMPK’yi aktive ettiği ve GLUT4’ın traslokasyonunu arttırdığı da görülmüştür. Görüldüğü gibi AMPK’nin aktivasyonunun arttırılmasının diyabet başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde önemli olduğu görülmüştür. AMPK’nin aktivasyonununun artırılmasında egzersizin yanında fonksiyonel besinlerin ve vitaminlerinde önemli
bir yeri olduğu görülmektedir.

Kaynak; https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/979120